Bir Külkedisi Masalı…

Bugün size hayatımda dönüm noktası olan bir yaşanmışlıktan bahsedeceğim. Aradan çok çok uzun yıllar geçse de beni ben yapan bir hikaye bu. 2 gün önce bir sebepten hatırladım ve bir ortamda anlattım hikayemi. Sonra düşündüm burada neden yazmayayım?

Bir varmış bir yokmuş,

Liseye başlayana kadar inanılmaz ince, kocaman dişli, kocaman şişe dibi gözlüğü olan bir ergen varmış. Allah’tan çok fazla sivilce derdi yokmuş ta bu kadar çirkinlik  üstüne birde sivilceleriyle dalga geçilmemiş.  Orta okulun son sınıfında bu ergen kız çocuğumuz bir çocuğa aşık olmuş. Ama ne aşk, camlardan alamıyormuş kendini. Çocuğu gördüğünde o ince, çırpı bacakları tir tir titriyormuş. Gel zaman git zaman çocukta bu ergen kız çocuğumuzdan hoşlanmış. Tabii kızımız şok. Aynaya bakıyormuş ‘nasıl yani benden hoşlanıyor mu şimdi?’ diye şaşkınlıktan sevincini bile yaşayamamış.

Bu ergen kızımızı aşkı kelebeklere çevirirken annesi durumun farkına varmış. Kendince yaşının küçük olduğunu düşündüğü için anne, kızın önüne set kurmuş resmen. Halbuki annenin bu duruma şok olması ve kızı için sevinmesi lazımmış ‘bu tiple senden hoşlanan bir çocuk buldun helal sana’ demesi lazımmış ama nerdeeee 🙂  Her zaman gezen tozan, çok sosyal olan kızına dışarı çıkma izni vermemeye başlamış. Kızımız çırpınırmış dışarı çıkmak için ama anne asla izin vermezmiş. Sadece okul zamanı da genç aşıklar için yetersizmiş tabii. Bir gün çocuk görüşemedikleri ve yürümediği için kızdan ayrılmış. Kızın hali toz duman tabii. Ağlar, slow müzikler dinler, isyan edermiş.

Böyle bunalım takılırken senenin sonu gelmiş, mezun olmuş ve yaz tatili başlamış. Bu bizim kül kedimiz bir karar almış. Kendini değiştirecekmiş tamamen. Bir kaç hafta arkadaşlarıyla hiç görüşmemiş. Çünkü büyük bir sürpriz parti hazırlayacakmış. Teyzesi yaz tatili için İzmir’den gelecekmiş. Teyzesine kıyafet siparişleri vermiş. Ailesini ama en önemlisi göz doktorunu ikna edip lens almaya çalışmış. Doktor yaşının çok küçük olduğundan lens vermek istememiş ama bizim ergen kül kedimiz doktorun kapısında yatmış resmen. Ve başarmış almış lensi. Zaten o 6,5 numara gözlükler gidince kız birden bire değişmiş, kıyafetler değişmiş,  ufak tefek makyaj malzemesi almış göz kalemi ve pembe ruj.

Sonunda ailesi ile bir gün belirlemişler ve tüm arkadaşları için bir sürpriz parti hazırlamışlar evde. Yeni kıyafetlerinden birini seçmiş kız, saçına abartmadan fön çektirmiş, göz kalemi ve ruj sürmüş, lenslerini takmış.Bu arada herkes gelmiş. Ama bizim kül kedimiz ortalarda yokmuş. Herkes tamammış ve bizim ergenimizi sormaya başlamışlar ve anne kızını salona getirmiş. Evi birden sessizlik kaplamış, şaşkın şaşkın baka kalmışlar. Kendilerine gelip tepki verememişler. Bir süre sonra anne ‘ Ee hadi çocuklar biri bir şey desin’ demiş ve alkışlar çığlıklar kopmuş salonda. Parti muhteşem şekilde devam etmiş.

Bundan sonra ergen çirkin ördek kül kedimiz ‘güzel kız’ diye anılmaya başlamış. Bakalım lisede bu güzel ergenimizin  yeni görüntüsüyle başına neler gelecekmiş….

Umarım sevmişsinizdir hikayemi. Bu benim ilk dönüm noktamdır hayatımda. Uzun zamandır aklıma gelmemişti, hatırladığımda hep gülümserim. Sizinde umarım gülümseyerek hatırladığınız bir sürü hikayeniz vardır…

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s