Ofis Motivasyonu

Hepimizin en zorlandığı şey değil mi işte motivasyonu yüksek tutmak, eğitimsiz, aşağılık kompleksi olan, özel hayatının sorunlarını işe yansıtan, patronun yakını olmak dışında hiç bir vasfı olmayan, dengesiz, seviyesiz insanlarla uğraşmak (biz bu insanlara smiling-poop-emojidiyoruz). Bu saydıklarımdan en az bir tanesi muhakkak vardır iş yerinizde. Eksik bile saymışımdır o kadar çok ki kötü insan çeşidi. Sizi aşağı çekmeye çalışan hatta kuyu kazan insanlarla baş etmeye çalışırken motivasyonumuz ve işe olan bağlılığımız, işe gelme isteğimiz ne yazık ki bitmekte. Bu patrondan kaynaklanan durumlarda olabiliyor, iş yerindeki insanlardan da olabiliyor. Ama çoğu durumda ne yazık ki her ikisi de  mevcut bir çok iş yerinde. Benim gözlemim şu; zaten düzgün olan patron yukarıda saydığım özellikleri olan insanları barındırmaz iş yerinde. Tüm çalışma hayatım boyunca kendi ofis ortamımdan olsun arkadaşlarımınkinden olsun gözlemlediğim ne durum ne yazık ki bu. Yani arkadaşlar balık baştan kokar !

Bize de bu gibi ortamlarda çok fazla efor harcayarak kuyruğu dik tutmaya çalışmak kalıyor. Öncelikle yöneticiyseniz ofisiniz elemansanız masanız muhakkak vardır. Çok abartmadan masanıza veya odanıza kendi imzanızı atın. En sevdiğiniz ve sizi rahatlatan renkler eşyalarınızda olsun. Minik kaktüsler, çerçeveler, kalemlik, saat, takvim, mantar pano, mum, değişik formlarda post it kağıtlar ve bir çok seçenekle kendi masanızı veya odanızı kişisel imzanızı atın. Kafanızı kaldırdığınızda, gözlerinizi gezdirdiğinizde görünce sizi gülümsetecek mutlu edecek detaylar olsun etrafınızda.

tumblr_olmma393gV1uf0di2o1_1280.jpgEski usul ajandalara artık son verin.  Gerçekten bu kadar güzel ve iç açıcı seçenekler varken cidden hala o zevksiz ajandaları mı kullanacaksınız? İş ve özel hayatınızın notlarını bir arada tutabileceğiniz ajandalardan edinin ve her şeyi yazın. Genelde bu ajandalarda her ayın sonunda 5-6 sayfalık not için boş sayfalar bırakılıyor, canınız sıkıldığında, ilham geldiğinde oraya dökün içinizi.

Bu söyleyeceğim biraz zor olacak ama stratejik olun ofis içerisinde. Muhakkak 1-2 tane gerçek arkadaş diyebileceğiniz, birbirinizi kollayabileceğiniz  insanlar vardır. Ama onlar dışında özelinizi kimseye anlatmayın, politik olun ve kimsenin arkasından atmayın, ve çok güçlü durun ama içinizde güçlü olsun. Yani bir laf söyleyene bakın bir de lafa bakın laf mı diye. Bu şekilde yaklaşın ve motivasyonunuzu kırdırtmayın, kırıldı diyelim belli etmeyin ve hemen sizi rahatlatacak bir şeye kaçış yapın kahve için, yanınızdaki kitaptan 1 sayfa okuyun, sevdiklerinizin fotoğraflarına bakın. Bunu ben pek yapamıyorum direkt sinirleniyorum cevap veriyorum, had bildirmeye çalışıyorum. Sinirim  ancak 1-2 güne geçiyor hatta 1 hafta sonra birine anlatırken bile sinirim tepeme çıkıyor. Siz böyle olmayın çok yorucu bir şey bu yeni-emojiler-geliyor-18741-1262016130309.jpg.  Ben şuan bu huyumu kırmak için kendimle savaşıyorum.

Sizi rahatlatabilecek, mutlu edebilecek en önemli şeyler yanınızda olsun. Telefon uygulaması olabilir, kitap olabilir, makyaj malzemesi olabilir, ipad olabilir aklıma gelmeyen bir çok şey olabilir. Modunuzun düştüğünü anladığınız an hemen onlara kaçın ve yükseltin modunuzu.

Tüm işlerinizi ajandanızda sıralayan ve yaptıkça üstünü çizin. Baktınız tıkandınız bir yerde ve asla bir şey  yapmak istemiyorsunuz, hemen kendinize bir ödül koyun “şu işi bitir şekerim ardında koca bir kupa kahve molası haydiii bakalım” şeklinde iç sesinizle muhabbete girin 🙂 Ha bu arada güzel bir kupa getirin işe ve çay veya kahvenizi veya her ikisini o kupadan için.

Ofisteki dedikoduların peşinde değil işle ilgili gelişimlerin peşinde olun. Yaptığınız işle ilgili kendinizi ne kadar geliştirirseniz, sorunlara veya sorulara o kadar cevap verebilirsiniz ve bu sizin kendinize olan güveni artırır. Ne yazık ki bu durumda şöyle bir tehlike de var nasılsa o biliyor ona yaptıralım moduna girer insanlar bir zaman sonra, bu çizgiyi iyi ayarlayın.

Ofis ortamınız öğle yemeğini dışarıda yemek için uygunsa muhakkak haftada 1 gün tek başına veya ofiste anlaştığınız insanlarla öğle yemeğine çıkın. Ama ortak olarak sevmediğiniz kimseyi almayın yanınıza. Öğle yemeği zamanı sizin kendiniz için özel zamanlardan biridir ve bunu istediğiniz gibi geçirin.

Ofis motivasyonunuzu uyandığınız anda evden bile yükseltebilirsiniz. Sevdiğiniz kıyafeti o güne hazırlamak, ojenizi, takınızı, ayakkabı çantanızı, saçınızı her şeyinizi ofistekiler için değil kendiniz için özenle hazırlarsanız o güne daha iyi başlarsınız. Son dakikada uyanıp aceleyle hazırlanmak farkında değilsiniz ama daha güne başlamadan motivasyonunuzu düşürüyor. Hızlıca hazırlanırken aceleye gelen şeytan her şeyi karıştırır, aradığınızı bulamazsınız, eteğiniz ütüsüzdür, çorap kaçmıştır, çanta eşyaların altında kalmış buruşmuş içine çökmüştür falan. Akşam aklınızda düşünüp karar verdiğiniz kombini çıkarıp kenara koymasanız bile parçalara tek tek bakın ütüsüne falan en azından ertesi gün giyilebilecek bir durumda olsun.  Ha bir de evde kıyafetlerinizi giyen biri varsa yani ortak kullandığınız ertesi günün kombinini söyleyin onlardan birini almasın valla sabah kalkınca cinnet oluyor haberiniz olsun yeni-emojiler-geliyor-18741-1262016130309

Baya çenem düştü yine ama aklımda ne varsa sizinle paylaşmak istedim. Bol motivasyonlu işlerimiz olsun.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s